kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2011 Çarşamba

Raşömon Ve Diğer Öyküler - Ryunosuke Akutavaga


Bu kitaptaki hikâyeler, Ryunosuke Akutagava’nın öykülerinden bir seçmedir. Büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur. Japon film yönetmeni Akira Kurosava, kitaba adını veren öyküyü “Çalılıklar Arasında” isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında Venedik Uluslararası Film Festivali’nde birincilik ödülünü kazandı.

“Akutagava, ilk hikâyesi olan “Raşomon”da işinden atılmış bir uşaktan bahseder. Uşak, Raşomon kulesinde, peruk yapmak için ölü bir kadının saçlar
ını yolmakta olan yaşlı bir cadaloz görür. “yaşamak için bunu yapmaya mecbur olduğumu bilseydi, belki bana kızmazdı” diyerek durumu açıklamaya çalışır yaşlı cadı. Uşak alaycı bir şekilde “Yaa, öyle mi? O zaman hırsızlık yapma sırası bende. Yapmazsam ben de açlıktan öleceğim” der ve elbiselerini üstünden çıkarıp alarak kadını bir tekmeyle kokmuş cesetlerin arasına yuvarlar.

Akutagava’nın yaratmış olduğu ırz düşmanları, katiller ve fanatikler üzerine hiçbir zaman merhamet güneşi doğmaz; çünkü yazar, tıpkı başı dumanlı Fuji dağı gibi insanların aczine uzaktan ve soğuk bakmaktadır. Ölümünden birkaç ay önce yazmış olduğu şiirde yazarın nihilizmi çok çarpıcı bir biçimde gözlenmektedir.



Ryunosuke Akutagawa
Ryunosuke Akutagawa (1892 – 1927), Tokyo’da yaşadı. Üniversitede ve bir gazetenin edebiyat sayfalarını hazırlayan ekipte görev yaptı. Zeki, şüpheci ve aşırı duyarlı bir belleğe ve içine kapanık ve nevrotik bir kişiliğe sahipti. Japonya’nın sanayileşmeye başladığı yıllara tanık olduğundan bu süreçte yaşanan gelenek – modern çatışması ve kültür çatlaması acı çekmesine neden oldu. Buna tepki olarak öykülerinde uçlardaki duyguları işledi. Bu konuda ortaçağ Japonya’sının görkemli malzemesinden yararlandı. Gerçeklikten fanteziye, sembolizme ve gerçeküstücülüğe dek çeşitli teknikler geliştirdi ve bunları şiirsel gerçeği aramakta kullandı. Otuz beş yaşındayken kendi eliyle yaşamına son verdi. ‘Bir Korulukta’ öyküsünde eski ve melodramatik bir masalı, nesnellik ve öznellik arasında ayrım yapma konusunda kendimize duyduğumuz sıradan güveni sorgulayarak zayıf düşüren bir dizi çelişkili anlatıma dönüştürmektedir. Anılan öyküyle yazarın diğer bir öyküsü olan Raşomon’un birlikte uyarlanması sonucu üretilen film senaryosundan ünlü film yönetmeni Akira Kurosawa’nın 1950 yılında çektiği ve 1951 Venedik Film Festivali’nde birincilik ödülünü kazanan Raşomon adlı film sinemanın klasikleri arasında sayılıyor.

Yazan: Haluk Erdemol



Ryūnosuke Akutagawa


Doğumu: 1 Mart 1892, Tokyo
Ölümü: 27 Temmuz 1927, Tokyo
Japon öykü yazarı.

Tokyo Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı okudu (1913 - 1916). Çeşitli gazetelerde çalıştı. "Rashomon" ve "Haua" gibi ilk uzun öyküleriyle adını duyurdu. "Sanat sanat içindir" ilkesini savunan Akutagava, sanatla gerçeklik arasındaki uzlaşmaz karşıtlığın bilincindeydi. Bu uzlaşmaz karşıtlık ve sağlığının bozuk olması yüzünden intihar etti.

Japon edebiyatında o zamana değin egemen olan akımı (natüralizm) aşmaya çalıştı, yeni-gerçekçiliği destekledi. Avrupa edebiyatını yakından tanıyan bir yazar olarak uzun öykü biçim ve tekniğini ustalıkla kullandı. Çağdaş ve tarihsel konuları değişik bir biçim ve üslupla işledi. Birçok deneme, gezi notları ve taşlamanın yanı sıra, yaklaşık 140 uzun ve kısa öykü kaleme aldı.

Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs


6 Nisan 2011 Çarşamba

Yaşama Sanatı - Alfred Adler


Bireysel psikolojinin kurucusu olan Adler, bu kitabında yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi ana kavramlarını temellendiriyor.Kitap, vücut devinim ve pozisyonlarından, tutum ve davranışlara, düşler ve yorumlamadan, sevgi ve evliliklere, cinsellik ve cinsel sorunlara kadar çok geniş bir alanda kişinin içdünyasına, karşılaştığı sorunların çözümlerine ilişkin ipuçları sunuyor.Aynı zamanda Adler okuyucunun kendini değerlendirmesi için gerekli olan teorik bakış açısını kurmasına da yardımcı oluyor. Psikoloji alanının klasikleri arasında sayılabilecek bu temel metni okurlarımıza sunarken kitabın, kişilerin karşı karşıya kaldıkları değerlilik değersizlik türünden çatışmaları da bir ölçüde aydınlatacağını umuyoruz.


7 Nisan 2011



Alfred Adler

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir.

Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkca eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.

Hans Vaihinger'in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud'un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911'deki Weimar Psikanaliz Kongresi'nde aleni oldu. Adler, Freud'un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud'un bilinç altına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinç altına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912'de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu'nu kurdu.

1912'de ana fikirlerini tanımladığı Über den Nervösen Charakter kitabını yazdı. Kişinin bilinçsiz öz ereğinin temel amaçlarının baskıladığı ayrı aşamaların aşağılık hislerini üstünlüğe (veya bilakis yeterliliğe) dönüştürdüğü ifade ederek insan kişiliğinin erek bilimsel açıklanabileceğini iddia etti. Adler'e göre öz erek arzularına, toplumsal ve etnik gereksinimler karşı koyar, düzeltici etkenler umursanmaz ve kişi aşırı telafi ederse aşağılık kompleksi oluşabilir, kişi benmerkezci, güç düşkünü ve saldırgan veya daha kötüsü olabilirdi. Üstünlük çabası ve anne baba baskısı önemli.


I. Dünya Savaşı ile çalışmaları durdu, bu sırada Avusturya Ordusunda doktorluk görevi yaptı. Savaş sonrası 1930'lara olan etkisi adamakıllı arttı, 1921'den itibaren bir takım çocuk rehberliği klinikleri kurdu ve Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde sık sık okutman, 1927'de Kolombiya Üniversitesi'nde misafir profesör oldu. Tedavi edici yöntemlerinde sosyal ilgiyi cesaretlendirip ve ödüllendirip fakat şımartma ve ihmalden kaçınarak sorunları çocukta önceden tutup, yetişkin ruha yoğunlaşmaktan kaçındı. Yetişkinlerde tedavi, suçlama veya üstünlük taslama tutumlarının tedavi edilen kimse tarafından dışarıda bırakılmasına dayanmaktaydı, kişisel davranışın farkına varılmasının artışı ile karşı koymanın azaldığını ve reddetmenin terse döndüğünü ifade etti. Yaygın tedavi araçları mizah kullanımı, tarihi anları ve mantığa aykırı emirleri içermekteydi. Adler'in popüleritesi görece optivizmi ve fikirlerinin Freud ve Jung'unkilerle karşılaştırıldığında anlaşılabilir olması ile ilişkiliydi. Adler sıklıkla, Kişinin davranış şablonu analizi, toplumla ilişkili, işi ilişkili ve cinsiyeti ile ilişkilidir, savını vurgulamıştı.

1934'te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler'in kliniklerinin çoğunu kapattı. Adler 1935'te Long Island Tıp Kolej'ine Profesör olarak Avusturya'dan ayrıldı. 28 Mayıs 1937'de, İskoçya'nın üniversite kenti Aberdeen'de, yolda giderken ansızın yere yığılıp kalmış, hemen sonrasında da kalp sektesine uğrayarak yaşama gözlerini yummuştur.



Yapıtları


  • Organların Yetersizliği Üzerine İnceleme - 1911
  • Nevrotik Yapı Üzerine - 1912
  • Tedavi ve Eğitim - 1914
  • Bireysel Psikolojinin Uygulanması ve Kuramı - 1917
  • İnsanı Tanımak - 1927
  • Bireysel Psikoloji Tekniği - 1928'de birinci bölüm, 1930'de ikinci bölüm
  • Yaşamı Tanımak - 1929
  • Okulda Bireysel Psikoloji - 1929
  • Yaşamı Tanımak - 1930
  • Psikoterapi ve Eğitim - 1919-1929
  • Nevrozlar - 1929
  • Eşcinsellik Sorunu - 1930
  • Çocuk Eğitimi - 1930
  • Yaşamı Biçimlendirme - 1930
  • Psikoterapi ve Eğitim II - 1929 - 1932
  • Yaşamın Anlamı - 1933
  • Psikoterapi ve Eğitim III - 1933-1937

Kuyucaklı Yusuf

  "Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu, Bu da karısı idi.  Muazzez'in varl...